Sosyalist Cumhuriyet Partisi Merkez Karar Kurulu Cumhurbaşkanlığı 2. Tur Seçimleri İçin Tavrını Belirledi

14 Mayıs 2023 Genel Seçimlerine ilişkin seçim öncesi yaptığımız açıklama ve değerlendirmelerde “Cumhur ittifakı, 20 yılı aşan pratiğiyle yetmiş yıllık karşı devrim sürecinin zirvesidir ve yıkılmalıdır. AKP iktidarının devamı ülke için ulusal güvenlik sorunudur. Millet ittifakı ise her satırında ekonomik, siyasal ve askeri olarak emperyalizme ve onun terör örgütü NATO’ya bağlılık ve Avrasya düşmanlığı içeren beyannamesi ve Türkiye’nin en temel sorunlarına ilişkin AKP’den farklı olmayan programları ve bileşenleri ile bir çözüm değildir” demiştik.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde hiçbir aday % 50 barajını aşamadığı için Kılıçdaroğlu ve Erdoğan seçenekleri ile 2. tura gideceğiz ancak parlamento seçimi sonuçları itibari ile karşı devrim cephesi meclis aritmetiğinde önemli kuvvet kazandı. CHP listelerinden parlamentoya taşınan Gelecek-Deva-Saadet ve Demokrat Partili 37 milletvekili ile TBMM tarihinin en gerici aritmetiği ortaya çıktı. 21 yıldır Türkiye’yi yöneten tarikatlar koalisyonu TBMM’de tarihinin en yüksek sayısına ulaştı. ABD’nin sahadaki kara gücü ve müttefiki terör örgütünün yönlendirdiği unsurlarla birlikte düşünüldüğünde Cumhuriyet Devrimi’nin son kalelerini yıkma eyleminde emperyalizmin güdümündeki gericilik ve bölücülük önemli bir mevzi kazandı.

Cumhuriyet Devrimi’nin bir seçenek olarak ortaya çıkamaması ile her iki ittifakın çözümsüzlüğünde ve HDP, Hüda-Par mengenesinde sıkışan halk, ittifakların ana partilerinden kaçarken ABD’nin Türkiye’ye biçtiği “milliyetçiliğe” sığınmak zorunda kaldı. Bu durum 28 Mayıs sonrası için Sosyalist-Kemalist- Devrimci- Yurtsever partiler ve çevreler için çok önemli bir uyarıdır. Asgari müştereğimiz olan Cumhuriyet Devrimi mevzileri dışında toplanılacak bir alan yoktur ve bu toplanma ölüm kalım meselesidir.

Türkiye ekonomisi tarihinin en şiddetli krizinin ve çöküşün eşiğinde. 29 Mayıs itibari ile Cumhurbaşkanlığı seçimi nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın emekçi sınıflar, yüksek enflasyon ve hızlı fakirleşmenin ağır sonuçlarını yaşayacaklar. Gerçekleşen parlamento aritmetiği üstüne Cumhurbaşkanlığı seçimini de kazanacak bir Erdoğan’la bu süreç Türkiye açısından çok büyük riskler taşımaktadır.

Her iki adayın da Türkiye’nin ve Türk Milleti’nin herhangi bir sorununu çözecek ne bir programı ne de buna uygun bir ufku yoktur. Cumhuriyet Devrimi’nin adayı ile gireceğimiz ve halka çözümü sunabileceğimiz bir erken genel seçimi zorlamak ve gücün tek elde toplanmasını önlemek amacı ile 2. Turda Kılıçdaroğlu’na oy vereceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir