Sosyalist Cumhuriyet Partisi İşçi-Sendika Bürosu: Asgari Ücretin Miktar Kadar Önemli Sorunları Var!

Asgari ücrete düzenleme ihtiyacının tartışıldığı bugünlerde, asgari ücretlinin gerçek yarasının sadece ücret olmadığını bilmemiz lazımdır. Unutulan, unutturulan, görmezden gelinenler, sorunun can alıcı taraflarıdır. Hatırlayalım;

 

1-) ASGARİ ÜCRETİN 3 AYLIK OLMASI GEREKMEKTEDİR

4857 sayılı İş Kanunu’nun “Asgari Ücret” başlıklı 39. Maddesi, asgari ücretin yılda bir kez belirleneceğinden bahsetmiyor. Yasa, sadece üst sınırı belirliyor, “asgari ücret en geç iki yılda bir belirlenir” diyor.

Görüldüğü gibi, asgari ücretin altı ayda, ya da üç ayda bir belirlenmesinin önünde yasal hiçbir engel yoktur.

Kaldı ki 2016 yılı öncesinde asgari ücret, zaten altı ayda bir belirlenmekte idi.

Bu durumda, enflasyonun böylesine yüksek seyrettiği koşullarda asgari ücretin üç aylık dilimler halinde belirlenmesi kaçınılmaz bir zorunluluk olmuştur.

 

2-) TÜİK’İN DEĞİL, OLUŞACAK BAĞIMSIZ KURULUN VERİLERİ ÖLÇÜ ALINMALIDIR

Asgari Ücret Tespit Komisyonu, TÜİK’in sunduğu enflasyon ve TÜFE verilerini esas almaktadır. Oysa TÜİK’in hem enflasyon ölçümleri, hem TÜFE göstergeleri güvenilirliğini yitirmiştir.

Tartışmalı durumlara son vermenin yolu, işçi-işveren ve Hükümet temsilcilerinden oluşan bağımsız bir kurulun oluşturulması, bu kurulun enflasyon ölçümlerinin Asgari Ücret Tespit Komisyonunca dikkate alınmasıdır.

 

3 -) TÜM GELİR GRUPLARI DEĞİL, DÜŞÜK GELİRLİLER DİKKATE ALINMALIDIR

Asgari Ücret Tespit Komisyonu, tüm gelir gruplarının gıda harcamalarının ortalamasına göre karar vermektedir. Oysa üst gelir grubunda gıda harcaması oranı gelire göre yüzde 5’lere kadar düşebiliyorken, düşük gelirliler için gıda harcaması gelirlerinin yüzde 30’un çok üstündedir.

Aynı hata Asgari Ücret Tespit Komisyonuna sunulan enflasyon hesabında da görülüyor. TÜİK bu hesaplamayı da Türkiye ortalaması ve bütün gelir grupları için yapmaktadır. Oysa değerlendirmeye alınan unsurların bir kısmı asgari ücretlinin yaşamı boyunca tüketmediği ürünlerdir.

Dolayısıyla, söz konusu olan asgari ücretlilerin yaşamı ise, düşük gelirlilerin gıda harcamaları dikkate alınmalı, düşük gelir grupları gerçeği ölçülmelidir.

 

4-) ASGARİ ÜCRET KİŞİYE VE AİLEYE GÖRE AYRI OLMALIDIR

4857 Sayılı İş Yasası, asgari ücretin belirlenme şeklini yönetmeliğe bırakmaktadır. Asgari Ücret Yönetmeliği ise asgari ücreti “bir işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım, kültür vb. zorunlu ihtiyaçlarını karşılaması için ödenen en düşük ücrettir” şeklinde tarif etmektedir.

Görüldüğü gibi bu tanımın içinde eş yok, çocuk yok, aile yok.

Asgari ücretli, sadece kendisi için hesaplanan ücretle, eşinin ve çocuklarının da ihtiyaçlarını da karşılamaya çalışmaktadır.

Akıl durduran bu faciaya çözüm gerekiyor.

Sadece yalnız yaşayan ve bakmakla yükümlü olduğu kimsesi bulunmayan bir işçi için belirlenen asgari ücrete, evliler için uygun ölçüde ek yapmak zorunludur. Benzer ekler, iki çocuğa kadar çocuklar için de gerekmektedir.

 

5-) ASGARİ ÜCRET İLK İŞE GİRİŞ ÜCRETİ OLMALIDIR

Özel sektörde asgari ücret, 5, 10, hatta 15 yıllık işçi için dahi uygulanmaktadır. Oysa asgari ücret, sadece ilk işe giriş ücreti olmalıdır. İlerleyen kıdemlere rağmen asgari ücret vermeye devam eden işverenlere yaptırım uygulanmalıdır.

 

6-) İŞSİZLİK FONUNA DOKUNMAYIN!

İşsizlik Fonu yıllardır amacı dışında kullanılmaktadır. Öyle ki, yol yapımında, bütçe açıklarında, işveren prim borçlarında, sanayi desteklerinde bile kullanılmaktadır.

İşsizlerin bugünü ve geleceği olan İşsizlik Fonu’nun, amacı dışında kullanılmasına son verilmelidir.

 

7-) ASGARİ ÜCRET ALTINDA EMEKLİ MAAŞI OLMAMALIDIR

Ne yazık ki, “bir kişinin asgari yaşam koşulları” anlamına gelen asgari ücretin altında maaş alan milyonlarca emekli söz konusudur. Nihayet emeklilik hakları verilecek olan yüz binlerce EYT de asgari ücret altındaki emekli maaşlarına mahkum edilecektir.

Asgari ücret toplumsal mutabakatın en alt seviyesi ise, emeklilere asgari ücret altında maaş vermek, toplumsal suçtur.

En düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesine çıkarılmalıdır.

 

8 -) KAMUCU – HALKÇI EKONOMİ

Emperyalist Batı’nın dayatmalarıyla uygulatılan vahşi kapitalizmin piyasa ekonomisi ekonomiyi uçuruma götürmektedir. Bu koşullarda belirlenecek asgari ücret rakamlarının kısa zamanda aşınması kaçınılmazdır.

Asgari ücretlinin ve emeklinin, işsizin ve kaçak işçinin, esnafın ve sanayicinin, dolayısıyla bütünüyle ekonominin gerçekte ve kalıcı olarak düzelebilmesi, kamucu ve halkçı ekonomik modele dönmekle mümkün olabilir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir