Sosyalist Cumhuriyet Partisi Başkanlık Kurulu: “Siyaset Mühendisliği!”

Neresinden bakarsak bakalım yapılan, yapılmakta olan özet olarak siyaseti dizayn etmek. Bu amaçla yargı dahil tüm güçler kullanılmakta.

Toplumun önüne köklü çözümlerle çıkamayan, halkın ve ülkenin sorunlarına çözüm üretemeyen iktidar ve iktidar adayları bu çaresizlikten ve içinde bulundukları çıkmazdan ayak oyunları ile sıyrılma çabasındalar.

Ne iktidardaki Akp’nin ne de ‘altılı masa’ denilen ittifakın toplumun önüne çözüm olacak politikalarla çıkması mümkün değil. Ülke öyle batıdan ya da Arap ülkelerinden tavizler verilerek bulunacak paralarla sorunlarını çözemiyor, çözemez de. İçeride ve dışarıda ekonomik, sosyal, siyasal sorunlara sistem içi çözümler üretmek mümkün değildir. Çözümü batılı merkezlerden ihsanlar dilenmekte arayan Cumhur ve Millet ittifakları bu göstermelik çözümlerle halkın karşısına çıkamayacaklarını, çıksalar dahi destek bulamayacaklarını biliyorlar. “Ben daha çok borç para bulurum”, “projelerinizi yürütmenize ben daha uygunum” yarışından öte söyleyecek sözü, ortaya koyacak çözümü olmayan aynı merkeze yaranma çabasındaki kuvvetler birbirlerine karşı yürüttükleri bel altı hamlelerle var olmaya çalışıyorlar.

Oyun içinde oyun;

Gündemde olan “İmamoğlu kararı” tam da bu amaçla alınmış bir karardır. Hukuki olmaktan öte siyasi bir karardır. Bu kararın tek kazananı ise şu an itibariyle Ekrem İmamoğlu ve arkasındaki kuvvettir. Bu oldu bitti ile;

İmamoğlu’nun Kılıçdaroğlu’na rağmen millet ittifakının adayı olma ihtimali arttı. Keza Kılıçdaroğlu ilk açıklamasında özellikle “İmamoğlu İBB başkanı olarak hizmet etmeye devam edecek” vurgusu yapma ihtiyacı duydu.

Bu bağlamda millet ittifakı içinde derin bir çatlak oluşabilir. Kılıçdaroğlu bu oldu bittiye direnirse özellikle Akşener ile bir ayrışma yaşanabilir. Ki kararın ardından Ekrem İmamoğlu’na ilk koşan Akşener oldu.

Diğer yanıyla millet ittifakında oluşacak böyle bir çatlak Erdoğan ve Cumhur ittifakına yarayacak. Zira Erdoğan’a rağmen böyle bir kararın çıkması çok da muhtemel değil. Kısa süre önce mahkeme hakiminin değişmesi ve hakimin Akp ile olan ilişkisinin ortaya saçılması tesadüf olmasa gerek.

Ortadaki gerçek;

Cumhur ve Millet ittifakı halkın karşısına gerçek çözümlerle çıkamıyor.

Çözüm üretemeyen kuvvetler toplum mühendisliği yolu ile siyaseti dizayn etmeye ve böyle var olmaya çalışıyorlar.

Siyaseti ve toplumu dizayn etmek için her yolu ve kuvveti kullanmaktan imtina etmiyorlar. Bu amaçla ‘altın çağını’ yaşayan yargı önüne konulan görevi yerine getirmiş ve hukuksuz bir karara imza atmıştır.

Türkiye yaşadığı sorunlardan ancak şu temel ilkelerde birleşecek vatanseverlerden oluşacak bir ittifak ile kurtulabilir.

  1. Tam bağımsız Türkiye
  2. Laik- demokratik Cumhuriyet, (Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve mensuplar ülkesi olamaz!)
  3. Halkçı-devletçi ekonomi, (Kamu ağırlıklı karma ekonomi),
  4. Şam ile derhal el sıkışılarak sığınmacıların güvenlik içinde ülkelerine gönderilmesi,
  5. Başkanlık Sisteminin kaldırılması,

Sosyalist Cumhuriyet Partisi

Başkanlık Kurulu

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir