Sistem İçi Çözüm İddiaları ve Emperyalist Merkezlerin Dayattığı Alternatifler Halkın Sorunlarını Çözmek Bir Yana Katlanarak Büyümesine Sebep Olacaktır.

SCP’yi kurduğumuz 4 Aralık 2021 gününden itibaren bir yandan örgütlenme çalışmalarını yürütürken diğer yandan Sosyalistlerin ve Kemalist Devrimcilerin; Bağımsızlık, Laiklik ve Kamucu Planlı Ekonomi ilkeleri çerçevesinde en geniş birliğini sağlayacak ve sistem dışı çözüme yönelen kitlelere güven verecek bir güç merkezi inşa etme görevini önümüze koyduk ve bunun için çalıştık. Seçim sürecini bu güç merkezinin inşasının bir aracı olarak gördük. Ancak Sosyalistlerin ve Kemalist Devrimcilerin ortak bir Cumhurbaşkanı adayı ve ortak listelerle seçime katılmasını sağlamak üzere yürüttüğümüz çalışmalar sonuç vermedi. “Cumhuriyet Devrimi” Cumhurbaşkanlığı adaylığında bir seçenek olarak halkın karşısına çıkamadı. Sistem, içinde bulunduğu çıkmazı mevcut Cumhurbaşkanı adayları ile de ortaya koydu.

Cumhur ittifakı 20 yılı aşan pratiğiyle yetmiş yıllık karşı devrim sürecinin zirvesidir.

Ekonomimiz ve devlet kurumlarımız çökertilmiş, sistem mafya-tarikat rejimine dönüştürülmüştür. Cumhuriyet devriminin yarattığı tüm değerler haraç mezat satılmış, eğitim ve sağlık sistemimiz rant çevrelerine ve tarikatlara peşkeş çekilmiş, gericiliğe teslim edilmiştir.

Millet bilincini yok etmek için toplum en küçük birimlerine kadar bölünmekte ve milleti oluşturan unsurlar birbirine düşman edilmeye çalışılmaktadır.

Özelleştirmelerle sosyal devletin temel kazanımları büyük oranda yok edilmiş, halk özel sermayenin sınırsız kar hırsına kurban edilmiştir.

Devlet kurumları Cumhur ittifakının yarattığı ruhban sınıfına teslim edilmiştir. 11 ilde yaşadığımız deprem ve sonrasında yaşananlar sistemin bütün kurumlarıyla nasıl bir çürüme içinde olduğunu bütün çıplaklığıyla göstermektedir.

Dış politikada İhvancı- Abdülhamitçi sözüm ona denge politikaları ile ülkemiz komşularıyla düşmanlaştırılmış, bölgedeki dostlarının güvenini kaybetmiştir.

Bu politikalar sonucunda en büyük düşmanımız ABD ve NATO’nun bölgemizdeki yığınağına zemin yaratılmıştır. ABD güdümündeki bölücü teröre yaşam alanı tanınmıştır.

ABD, sınırımızda bölücü terör örgütü PKK’yı düzenli ordu haline getirmiştir. Genelkurmay başkanı düzeyinde terör örgütüne teftiş ziyareti yapabilmektedir.

Ülkemize milyonlarca göçmenin girişine izin verilmiştir. Yine bu politikalarla Mavi Vatan tehditlere açık hale getirilmiştir.

AKP Türkiye için büyük bir güvenlik sorunudur. Ülkemiz AKP iktidarından kurtulmak zorundadır.

Sistemin AKP iktidarına alternatif olarak halkın önüne koyduğu Millet İttifakı ise bileşenleri, beyanları ve açıkladığı Mutabakat Metni ile çözüm olamayacağını açıkça ortaya koymaktadır. Mutabakat metninde emperyalist merkezlere bağlılık hemen her başlıkta açıkça beyan edilmektedir. Ekonomi ve dış politikanın AKP eskileri ve suç ortakları olan isimlere teslim ediliyor olması dahi çözümsüzlüğün delilidir. Tüm bileşenleri ile Avrasya’ya karşı ABD ve NATO’nun yanında cephe alacaklarını ilan eden bir muhalefetin Türkiye’ye verebileceği hiçbir şey yoktur.

Büyük Ortadoğu Projesi eş başkanlığı yaptığı dönemde bile AKP’nin kaldırmaya cesaret edemediği Yerel Yönetimler Özerklik Şartı çekincelerini kaldıracağını açıkça ilan eden, Kıbrıs’ta tek devletli çözümü talep ederek KKTC’den vazgeçen, Mavi Vatan siyasetinin “dostlarımızla” aramızı bozduğunu ve terkedileceğini ilan edenler Türkiye’nin hiçbir sorununu çözemeyeceği gibi güvenlik sorunudurlar.

Bütün bu gerçekler ışığında her iki ittifakın da çözüm olamayacağı, ülkeyi daha büyük krizlere ve kaosa sürükleyeceği açıktır. Halkın sorunları her iki şekilde de katlanarak büyüyecektir.

Parlamento seçimlerinde, Bağımsızlık- Laiklik- Kamucu Planlı Ekonomi ilkeleri ile 81 ilde seçimlere katılma kararı alan Sosyalist Güç Birliğini önemsiyor ve destekliyoruz.

Türkiye’nin içinde bulunduğu çatal çıkmaz seçim sonrasında büyüyerek kangrenleşecek, tüm milli güçlerin birliği en temel ihtiyaç olarak kendini dayatacaktır.

Halkımız çözümsüzlüğe mahkûm edilemez!

Sosyalist Cumhuriyet Partisi olarak görev ve sorumluluğumuzun artarak devam ettiğinin bilincindeyiz. Ülkemiz 14 Mayıs’ta yapılacak seçimden hemen sonra daha büyük bir arayış içine girecektir. Bu nedenle;

– Tam bağımsızlık,

– Laik demokratik Türkiye,

– Halkçı-devletçi ekonomi programında en geniş güçlerle “Türkiye İttifakı” nı gerçekleştirmek ve Partimizin örgütlenme çalışmalarını hızlandırarak devrimci merkezi inşa etmek için çalışmaya devam ediyoruz.

1 thought on “Sistem İçi Çözüm İddiaları ve Emperyalist Merkezlerin Dayattığı Alternatifler Halkın Sorunlarını Çözmek Bir Yana Katlanarak Büyümesine Sebep Olacaktır.”

  1. İbrahim aygul

    Helal olsun Scp olarak Sosyalist Güçbirliģiyle seçime girebiliriz.Cumhurbaşkani olarakda Kemal kiliçtaroğlu iyi bir tercih olabilir .

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir